Şakirin Camii

Ramazan’ın ilk yazısı Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’nda bulunan Şakirin Camii‘nden geliyor. Ramazan’ın kendine has atmosferinden midir, yoksa gezinin sonunda Şakirin Camii imamı ile yaptığımız sohbetten midir bilmem ama benim oldukça beğendiğim ve tüm detayları da bir an önce sizlere aktarmak istediğim bir gezi oldu bu seferki. Bize bu gezide eşlik eden Rukiye Betül Gültekin, Mehmet Naimoğlu ve İbrahim Ethem Kıldır’a teşekkürlerimizi sunarak, doğrudan konuya giriyorum.

şakirin2

Türkçe’de “müteşekkir” anlamına gelen Şakirin Camii, 2009 yılında İbrahim ve Semiha Şakir anısına çocukları tarafından yapılmış. Karacaahmet Mezarlığı’nın içerisinde bulunan bu mabed, modern ve geleneksel mimarinin harmanlanması ile ortaya çıkmış. Mimar Hüsrev Tayla tarafından tasarlanan Şakirin Camii’nin iç mekanı ise yaptığı bu çalışma ile ilk kadın cami tasarımcısı ünvanını kazanan Zeynep Fadıllıoğlu tarafından tasarlanmış.

Avlunun ortasında bulunan ve “Küre Havuzu” ismini verdikleri eser ise ünlü havuz tasarımcısı William Pye tarafından yapılan tasarlanmış.

şakirin3

Bütün bu teknik bilgilerin ardından artık gözlemlediklerimize geçelim. Öncelikle araba ile gelenler için bir adet otoparkı var caminin. Cenaze olduğu zamanlar bir miktar kalabalık olsa da, Karacaahmet Mezarlığı’nın içinde bir şekilde park etme yeri bulabilirsiniz. Arabadan inip camiye geçerken, diğer camilerinden farklı olarak, mezarlığın içinde bulunmanızdan ötürü insanda farklı bir hâl peyda oluyor. Tam olarak ifade etmek güç, ama dışarıda dünyalık koşturmanın olmaması henüz daha camiye girmeden önce sizi psikolojik olarak hazırlıyor diyebilirim.

Caminin mimarisi gerçekten çok hoş, avluya girdiğinizde az önce bahsettiğim küre havuzunu görüyorsunuz. Daha sonra caminin iç kısmına girdiğiniz de ise alışık olmadığınız bir minber ve mihrab sizi karşılıyor. Tasarımsal olarak yenilikçi ama eski hassaslığı da bozmayan çok hoş dokunuşlar var. Yukarı doğru baktığınızda ise farklı bir avize tasarımı ile karşılaşıyorsunuz.

şakirin4

Cemaatle beraber ikindi namazını eda ettikten sonra caminin imamı Nurullah Çelebi ile sohbet etme fırsatı bulduk. Konuşma esnasında gördüğümüz bir kaç olaydan anladığımız kadarıyla kendisi devamlı cemaati tarafından oldukça seviliyor. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Nurullah hoca, Şakirin Camii’ni ve burada yaşadıklarını bize şöyle anlattı:

Mayıs 2009’dan beri Şakirin Camii’nde görev yapıyorum. Diğer camilere kıyasla biz burada sürekli ölümle iç içeyiz. Her öğle ve ikindi vaktinde camiden cenaze kalkıyor, bu da sürekli olarak ahireti hatırlamamıza imkan sağlıyor. Bu durumdan dolayı cemaat daha camiye girerken manevi olarak hazırlanıyor, ibadetlerini daha bir huşu içinde yapıyor.

Tüm Selahaddin camilerinde olduğu gibi, Şakirin Camii’nde de avlunun ortasında su yer alıyor. Tıpkı suyun hayatımızın merkezinde yer alması gibi. Öte yandan ayna görevi gören bu küreyi ben dünyaya benzetiyorum. Caminin ve yanına gelenlerin iz düşümü bu küreye düşüyor. Bu da şunu ifade ediyor, sen nasıl olursan dünya da öyle olur. Sen iyi olursan, dünya da iyi; sen kötü olursan, dünya da kötü olur. Unutmayın, mümin camideyken sudaki balık gibidir buyurmuş Allah Resulü. Münafık ise kafesteki kuş gibidir.

Caminin kıble istikametinde Karacaahmet Mezarlığı var, ters istikamette ise Zeynep Kamil Doğum Hastahanesi. Bir tarafta doğanlar, bir tarafta ölenler. Şakirin Camii ise bu ikisi arasında adeta bir köprü vazifesi görüyor. Yeni çocuğu olanlar, isim koyulması için bana getiriyorlar çocuklarını. Onların sevinçlerini paylaşıyoruz bir yandan. Öbür yandan da cenazelerde yakınlarını kaybedenlerin acısına ortak oluyoruz.

Burada görev yapmak meskun bir mahalden daha zor. Ama protokol işlerinden dolayı değil, burada yatan çok değerli zatlar var. Ehlullah’tan insanlar. Onları incitmemek çok önemli bana göre. Onları kıracak bir hal veya davranışta bulunursak, Allah’ın gazabını celbederiz.

Bu güzel sohbetinden dolayı bir kez daha buradan Nurullah hocaya teşekkür etmek istiyoruz. Allah razı olsun, cemaati bol olsun inşallah.

Bu arada sonradan öğrendiğime göre, Şakirin Camii’nde teravih Enderun usulü kılınıyormuş. İkindi vakti gittiğimiz için göremedik biz. Ama şahsen ben Ramazan bitmeden tekrar gidip bir de teravihde nasıl oluyormuş görmek istiyorum.

Sözü daha fazla uzatmadan burada noktalamak ve Esma’ya devretmek istiyorum. Özetle, Şakirin Camii Anadolu Yakası’nın gidip görülmesi gereken camilerinden biri. Şiddetle tavsiye ederim. Hayırlı iftarlar!

Herkese merhaba,

Hem Şakirin Camii imamı sayın Nurullah Çelebi‘nin aktardıkları hem de Muammer’in anlattıklarından sonra bana söyleyecek pek de bir şey kalmadı aslında. Ramazan ayındaki ilk gezimiz için gerçekten hoş bir seçim oldu Şakirin Camii. Sözü uzatmadan kadınlar bölümünü anlatmaya başlayayım.

şakirin kadınlar

İkindi vakti gittiğimiz Şakirin Camii’nin önce alt katında bulunan abdesthanesine girdik Betül’le. Keşke imkan olsa da tüm camilerin abdesthaneleri böyle olsa! Kocaman ve tertemiz bir abdesthanesi var Şakirin Camii’nin. Daha sonra kadınlar bölümüne geçtik. Kadınların girişi ana girişten ayrı olmakla birlikte iç avluya girmeden hemen solda bulunuyor. Merdivenlerden yukarı çıkıp kadınlar bölümüne ulaşıyorsunuz. Üst kat nispeten küçük ancak camiyle iç içe olmasından ötürü ferah aynı zamanda.

Hem camiden kalkan cenazelerden, hem mezarlık ziyaretine gelenlerden dolayı kadın cemaati biz gittiğimizde kalabalıktı. Ancak sonradan düzenli bir kadın cemaatinin olduğunu da öğrenmek hoşumuza gitti.

Benim gözlemlerim bunlardı. Sözü arkadaşım Betül’e bırakıyorum. Bir sonraki camide görüşmek üzere, Allah’a emanet olun.

Merhaba,
Esma’nın dediklerine tamamen katılmakla birlikte küçük bir kaç detayı da ben ekleyeyim. Öncelikle mezarlığın içinde camii evet, ama yine de ürpertici gelmiyor. Belki etrafında kocaman binaların olmamasındandır. Dışarıdan bakıldığında hayli sade bir yapı. İçerisi dışarıya göre daha çok renge ve detaya sahip. Kadınlar bölümünden bakıldığında avize manzaralı turkuaz mimberi izleyebiliyorsunuz. Tabi bu anlatılanlar somut olanlar. Soyut olanları da ben anlatmakta iyi degilim 🙂 Avludaki huzuru, camideki atmosferi bizzat gidip tatmanızı tavsiye ederim.


Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/mdolmaci/public_html/camigezgini.com/wp-includes/class-wp-comment-query.php on line 405