Aziz Mahmud Hüdayi Camii

Cami Gezgini ekibi olarak bu hafta Rukiye Betül Gültekin ve Emre Türkoğlu’nun da katılımıyla, Üsküdar’daki Aziz Mahmud Hüdai Camii’ndeydik. İstanbul’da yaşamış büyük evliyalardan birisi olan Aziz Mahmud Hüdayi’nin türbesinin yanında bulunduğu cami, imamı Mustafa Efe’nin soğuk havalarda camiyi sokak kedilerine açması dolayısıyla son haftalarda sosyal medyada bolca konuşulmuştu. Biz de Cami Gezgini ekibi olarak, anlatılanları yerinde incelemek üzere harekete geçtik!

Biz camiye gittiğimizde maalesef Mustafa Efe hoca orada değildi. Daha sonra öğrendiğimiz üzere umreye gitmiş, Rabb’im isteyen herkese nasip etsin. Bu yüzden kendisi ile birebir konuşma fırsatı bulamadık, ancak şahsen yine de başka bir gün tekrar ziyaret edip sohbetini dinlemek istiyorum.

Mustafa Efe Hoca
Mustafa Efe ve kediler

Havaların bu derece soğudu şu günlerde gerçekten örnek bir davranışa imza atan Mustafa Hoca sadece kedilerin sevgisini değil, aynı zamanda sosyal medya üzerinden onbinlerin de sevgisini kazanmış durumda. Şimdiye kadar kimse böyle bir şey yapmadı mı, yoksa yapanları biz mi duymadık bilmiyorum. Ama bu güzel girişiminden dolayı Aziz Mahmud Hüdayi Camii’nin imamına Cami Gezgini Ekibi olarak ayrıca teşekkür ediyoruz.

Kedileri bir kenara koyup, camiye ismini veren Aziz Mahmud Hüdayi’nin kim olduğuna geçelim. 1541 yılında Koçhisar’da doğan ve çocukluğunu Sivrihisar’da geçiren Aziz Mahmud Hüdayi, tahsil görmek üzere İstanbul’a geliyor. Gerek eserleri gerekse sohbet ve vaazları ile Osmanlı devrinin büyük velilerinden birisidir kendisi. 8 padişah devrini idrak eden bu zat, aynı zamanda peygamber efendimizin soyundan gelen bir Seyyid’dir. Denizcilere göre Boğaz’ın dört bekçisinden birisi olan Aziz Mahmud Hüdayi, 1628 yılında vefat etmiştir.

Aziz Mahmut Hüdayi hakkında rivayet edilen ilginç bir olay da, kendisinin “Ben öldükten sonra mezarımı ziyaret edenlerin ölümü denizden olmasın” şeklinde bir duada bulunmasıdır. Daha detaylı bilgi almak isteyenlerin Üsküdar’daki türbeyi gidip görmelerini tavsiye ederim.

Üsküdar’da bir ara sokağın sonuna geldiğinizde karşınıza çıkan “Edep ile giren, lütuf ile çıkar” yazılı tabelanın altından caminin avlusuna giriyor ve merdivenleri çıkmayı başlıyorsunuz. Biraz yukarıda solda Aziz Mahmud Hüdayi’nin türbesi yer alıyor. Caminin girişi ise biraz daha yukarıda, erkekler için soldan, hanımlar için sağdan.

IMG_3895

Caminin mimarisi ile ilgili aklımda kalan en büyük detay, duvardaki üç boyutlu süslemelerdi. Tam olarak işleme diyemiyorum, çünkü yanılmıyorsam boyama olması lazım. Ancak kesinlikle camiye büyük bir ihtişam katmış. Ayrıca yine minberin işlemeleri de oldukça göz alıcı. Camide kubbe bulunmuyor, lakin tavanı oldukça yüksek. Özetle, içeride gerçekten güzel bir atmosfer var.

Ben namaz esnasında kedilerle karşılaşmadım. Belki de Mustafa hocanın yokluğunda bir kenara çekilmişlerdir, bilemiyorum. Sadece camiden çıkarken kapıda bir tanesi ile karşılaşma imkanım oldu. Ancak sonradan öğrendiğim üzere, hanımlar bölümünde baya varmış.

Mustafa Efe hocasının kıraatini dinleme imkanımız olmasa da, onun yerine namazı kıldıran hoca da oldukça güzel bir sese sahipti. Lakin itiraf etmem gerek ki, içten ve yanık sesi ile müezzinin yaptırdığı tesbihat da bir o kadar etkileyiciydi.

Özetlemek gerekirse, caminin yanında yatan zat sebebiyle midir yoksa insanların ilgisinden midir bilemem, Aziz Mahmud Hüdayi Camii’nde atmosfer gayet güzel. Soğuk bir perşembe gecesi yatsı namazına gelmek için hiç de fena bir seçenek değil burası. Geldiğinizde fırsatınız olursa Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerini ziyaret etmeyi de unutmayın. Hatta bana sorarsanız hemen şimdi bir Fatiha göndermek bile fena fikir sayılmaz. Ben yazımı burada noktalarken tekrardan kediler konusundaki davranışından ötürü Mustafa Hocaya teşekkür ediyor ve sözü Esma’ya bırakıyorum.

Merhabalar,

Bu hafta iki yakın arkadaşımızın da bize katılmasıyla yeni camimize düzenlediğimiz gezi oldukça keyifli geçti. Ekibimiz büyüdükçe güzelleşiyor çok şükür. Ekibimiz için daha güzel günler umarak Aziz Mahmud Hüdayi Camii kadınlar bölümünü anlatmaya başlıyorum.

Öncelikle şunu söylemeliyim: Sosyal medyada gördüğümüz manzara abartısız gerçek. Kediler caminin her yerinde özgürce dolaşıyor, uyuyor, kendilerini sevdiriyorlar Aziz Mahmud Hüdayi’de. Biz gittiğimizde hali hazırda bulunan iki kediden sonra, orada geçirdiğimiz süre boyunca başka bir sürü kedi gelip gitti kadınlar bölümüne. Cemaatin bu durumdan hiç de rahatsız olmadığını görmek de ayrıca güzeldi. Kedilerden korktuğunu belirten bir kişi haricinde kimse kedilerin orada bulunmasına, namaz kılarken yanlarında dolaşmalarına karşı olumsuz bir tavır takınmadı. Tabi bu sadece bizim orada bulunduğumuz bir vakit namazı süresince gözlemlediğimiz olan bir durum. Ancak umarım genel itibariyle kediler için durum gördüğümüz gibidir.

Hanımlar bölümü

Kadınlar bölümünün yapısına gelecek olursak, caminin üst katında bulunan ve birden fazla odadan oluşan bir alan burası. O kapıdan gireyim, bu kapı nereye gidiyor derken caminin içini görebileceğimiz tahta perdeli alana geldik. Kadınlar cemaatinin kalabalık olması çok hoştu. Keşke büyük küçük gezdiğimiz tüm camilerde böyle olsa diye içimizden geçirdik tabi. Ancak maalesef biraz dağınık bir durumdaydı kadınlar bölümü; tespihler, etekler, başörtüleri sağda solda rastgele bir halde bulunuyordu.

Son olarak, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri gibi büyük velilerden birisinin dergahına gidebildiğimiz için huzurlu bir şekilde ayrıldık camiden. Allah bu camiye “Edeble gelip lütufla giden”lerden olmayı nasip etsin hepimize. Bir sonraki camide görüşmek üzere.


Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/mdolmaci/public_html/camigezgini.com/wp-includes/class-wp-comment-query.php on line 405