Nafi Baba Camii

Cami Gezgini olarak yola çıktığımızda, sadece İstanbul’da gidip görmemiz gereken sayısız cami olduğunun farkındaydık. Allah izin verdikçe, elimizden geldiği kadar çok camiyi ziyaret etmeyi umut ediyoruz. Lakin görülmesi gereken yüzlerce özel cami varken, vefa gereği bizim için en önemli camiden, Nafi Baba Camii’nden başlamak istedik.

Nafi Baba Camii, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin hayatında şüphesiz çok önemli bir yere sahip. Üniversitenin Kuzey Kampüsü ile Güney Kampüsü arasında yer alan bu güzel yapı, öğrencilere sadece namaz kılacakları bir ortam oluşturmakla kalmıyor! Nafi Baba Camii’ne uğrayan her bir kişi, bu huzurlu ortam ile gönül bağı kuruyor. Cami altında yapılan etkinliklerden tutun, sınav öncesi arka saflarda ders çalışan öğrencilere, hatta pazartesi akşamları beraberce yapılan iftarlara kadar alışılagelmiş camilerden çok farklı, Nafi Baba Camii!

Nafi Baba Camii’nin enteresan bir mimarisi var. İnce ve uzun olan tek minaresi, büyük ve geniş camları ve beyaz duvarları ile dışarıdan oldukça hoş bir görüntüye sahip. İçeriye girdiğimizde ise dışarıdan görünenden çok daha geniş bir alan ile karşılaşıyoruz. Yüksek mavi kubbesi, caminin tam ortasında namaza duranların derin bir huşu içerisine girebilmesine olanak sağladığı gibi, arka tarafa doğru devam eden safları ile öğrenciler için hoş bir alan oluşturmuş durumda.

cami dış

 

Caminin üst katı bile oldukça geniş ve ferah. Okul zamanı gelirseniz, pazartesi akşam namazının hemen ardından öğrencilerin bu katta iftar yaptığını ve yatsı namazına kadar meal ve tefsir gibi ilimlerle uğraştığını görebilirsiniz. Bu iki katın yanı sıra, alt katta kadınlar için ayrılmış yine oldukça geniş bir alan da mevcut. Buranın detaylarını yazının sonunda anlatacağı düşüncesi ile Esma’ya bırakıyorum.

Nafi Baba Camii’nin eski imamı ve şuan müezzinliğini yapan Eyüp Tural kısa bir görüşme yaptım. Sağ olsun, Cami Gezgini projemizi çok beğendi ve destekledi. Ona cami ile ilgili bir kaç şey sordum ve şöyle cevaplar aldım.

Nafi Baba Camii’sini özel kılan, kesinlikle Boğaziçi Üniversitesi öğrencileridir! Yazın okul olmadığı zamanlarda, esnaf da bir yerlere gidiyor ve vakit namazlarında en fazla yarım saf cemaat oluyor. Oysa dönem içinde öğrenciler camiyi hiç boş bırakmıyor. Pazartesi akşamları iftar düzenliyorlar. Ayrıca caminin alt katında bir adet konferans salonu var, orasını da oldukça güzel faaliyetler için kullanıyorlar. “Camialtı Sohbetleri” düzenleniyor zaman zaman. Hatta Nafi Baba Camii’ni çoğu zaman buluşma mekanı olarak bile kullanabiliyorlar. “Cami altında buluşuyoruz.” şeklinde sözleştiklerine çok şahit oluyoruz. Tüm bunların yanı sıra söylediklerine göre, en az 3-4 saf olan kadın cemaati ile de, İstanbul’un çok nadir camilerinden birisi Nafi Baba Camii.

Eyüp hocanın bu söyledikleri benim de çok hoşuma gitti açıkçası. Vefa borcumuzun olduğunu düşündüğüm Nafi Baba Camii, özellikle Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için çok değerli!

Caminin ismini aldığı Nafi Baba’nın bir de türbesi var. Türbe, üniversitenin güney kampüsünde bulunuyor. Güney otopark ile helikopter pisti arasında kalan bu mekan, çoğu yerde Şehitlik Dergâhı olarak da geçiyor. Bir çok şeyh, hoca ve ilim insanının yattığı bu yapı, maalesef pek az biliniyor. Türbe ile ilgili detaylı bilgiye Boğaziçi Yöneticiler Vakfı müdürü İbrahim Ethem Gören’in şu yazısından ulaşabilirsiniz.

Soğuk kış günlerinde sıcak akan suyu ile Nafi Baba Camii’nin şadırvanını söylemezsek de olmaz. Haftanın hangi günü hangi saatte giderseniz gidin, şadırvan girişindeki o neşeli amcayı mutlaka görürsünüz. Kimi zaman küçük odasında televizyon izleyen, kimi zaman da temiz olan şadırvanı tekrar tekrar temizleyen o amca; Nafi Baba Camii denilince kafamda canlanan ilk simalardan birisi.

Şimdilik kendi söyleyeceklerimi burada noktalıyor ve sözü Esma’ya bırakıyorum;

Selamlar efendim,
Yukarıda Muammer’in de söylediği gibi, İstanbul camilerini bir de kadın gözünden anlatmak için her hafta burada olacağım. Camilerde kadınlara ayrılan bölümler ve hatta kadının camideki yeri konusunda aslında söylenecek, konuşulacak çok şey var. Ancak ben yazıma hepinizin malumu olan bu konularla başlamak yerine, güzel örnekleri paylaşıp, karşılaştığımız olumsuz örnekleri de düzeltme çabasına girmenin, cami kültürü oluşturma konusunda daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu projeyi tasarlarken hedefi yükseğe koyarak Allah’tan bize güzelliklere sebep olmamızı nasip etmesini istedik, bu yüzden her türlü tavsiyelerinize açık olduğumuzu da burada belirtmek istiyorum. Tabi bu noktada, dua ederken cimri davranmamayı bana öğreten Ömer Miraç Yaman hocamıza da saygılarımı gönderiyorum.

Bildiğiniz gibi bugün Nafi Baba’yı anlatacağız. Nafi Baba Camii bana kalırsa bizim bu projeye başlamamızda bizi teşvik eden en önemli unsurlardan birisi. Çünkü gerçek bir mescit/ibadethane havasını sürekli hissedebilme imkanına sahip olduğumuz tek camii. Yukarıda Muammer’in de bahsettiği gibi, sadece vakit namazlarını kılıp çıktığımız bir cami değil Nafi Baba. Kadınlar bölümünde de benim gözlemlediğim aynı güzel cemaat hissi oldu hep. Bir yanda namaz kılanlar, bir yanda cemaatle namaz kılmak için ezan vaktini bekleyenler, bir yanda ders çalışanlar, bir yanda tefsir, hadis, siyer gibi çeşitli konularda grup sohbetleri yapanlar, bir yanda uyuyanlarıyla hareketliliği hiç bitmiyor Nafi Baba’nın.

Camiye sürekli gitmeye başladığım ilk zamanlarda, çok sevdiğim bir yakınım gıyabımda benim için “Üniversiteye yakın camilerde ortam çok hoş olur, eminim o ortamı çok sevecektir,” diyerek çok doğru bir tespit yapmıştı zamanında. Bu sebeple Nafi Baba, kesinlikle görülmeye değer bir camidir.
Kadınlar bölümünün fiziksel yapısından bahsetmek gerekirse, kadınlar için cami içi üst katın haricinde bir de alt katta ayrı bir bölüm bulunmaktadır ve abdesthanenin bu kısmın içinde olması, alt katı kadınlar için oldukça rahat bir yer haline getirmektedir. Bu kısmın oldukça geniş olması da bir diğer güzel yanıdır.
Genişlikten bahsetmişken, bunun nimetlerinden faydalanan öğrencilerin oluşturduğu ve kitaplarını paylaştığı köşeden de bahsetmem gerek. Paylaşmanın güzel bir örneği olan bu köşede, her bölümden ders kitapları, titizlikle etiketlenmiş bir kitaplıkta bulunuyor ve ihtiyacı olan öğrenci bu kitapları rahatlıkla alabiliyor.
Nafi Baba Camii konusunda biz öğrencilerin söyleyebileceği daha çok şey var ancak sözü kısa kesiyorum. Yolunuz Boğaziçi Üniversitesi’ne düşerse Nafi Baba Camii’ne uğramayı ihmal etmeyin.

[wpgmza id=”1″]


Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/mdolmaci/public_html/camigezgini.com/wp-includes/class-wp-comment-query.php on line 405